İçsel Karmaşa ve Empati
Selam çiçeklerim,
Buraya içimi dökmeye, dertleşmeye geldim. Saat itibariyle dün hayatımdaki iki insan tarafından gördüğüm tavır beni bazı düşüncelere itti, oturdum ve sadece düşündüm. Düşünmek yetmeyince gelip yazmaya karar verdim çünkü zihindeki birbirine dolanmış düşünce yumağını düzeltebilecek en güzel aktivite yazmak.
Biz insanlar, ne kadar yapı olarak benzer olsak da, içimizde barındırdığımız duygu ve düşüncelerimizle aslında birbirimizden çok farklıyız! Artık bu devirde kimse kimseye gerçekten içten bir şekilde empati yapamıyor, bu çok üzücü. Birçok kişi, kendi olgunluk seviyesini en yüksekte görüp, doğruyu en çok bilenin kendileri olduğunu düşünüyor. Ama kendini açıklamak için uğraştığında, beklemediğin bir tavırla karşılaşıyorsun. Bazen, yanlış anlamalar yüzünden kaybettiğimiz zamanın farkına varmakta gerçekten zor olabiliyor. İnsan, bir adım atmaya cesaret edemediğinde, ne kadar değerli şeylerin kaybolduğunu anlamayabiliyor.
Bu sebepten dolayı insan ilişkisinde empati, karşılıklı anlayış ve saygı görmek çok kıymetli. Bazen insanlar, sadece kendi perspektiflerinden bakabiliyorlar. Haklılar, insan canı yanınca karşısındakinin canını yakmaya meyilli olabiliyor, ama bunun yolu, başka birinin canını yakmak olmamalı. Veyahut sanmak yok mu o sanmak... Sesini çıkartmayıp, kabuğuna çekilip tek başına karşısındakini hiçe sayarak kararlar almak yerine önce iletişime geçmeye, konuşmaya çalışabiliriz. Çünkü susmak da her zaman çözüm değil. Karşı taraftan bir atak beklemek de... Çünkü herkesin yaşadığı, düşündüğü ve en önemlisi hissettiği şeyler farklı ve bazen en iyi çözüm, bir adım geri atıp biraz da karşı tarafın gözünden bakmaya çalışmak ve biraz daha anlayışlı olmaktan geçiyor.
Yazarken fark ettim ki aslında ben de kendi perspektifimden bakıyorum. Belki de bu yazıyı yazmamın sebebi de içten içe olan huzursuzluğumdur, tek fark her iki arkadaşım içinde empati yapıp anlamaya çalışıyor olabilmem. Fakat bu empati yetersiz kalıyor ne kadar onların gözlerinden bakıp düşünsem de dönüp dolaşıp "bir hak terazisi olsaydı ben ağır basardım, ben daha haklıyım" gibi düşüncelere itiliyorum, ve bu düşünce de yanlış eylemler yapmaya itebiliyor. Yukarıda da bahsetmiştim ya "Birçok kişi, kendi olgunluk seviyesini en yüksekte görüp, doğruyu en çok bilenin kendileri olduğunu düşünüyor" diye... Aslında birçok kişi değil her birimiz ne kadar kabul etmesek de bu şekilde düşünüyoruz.
Ama belki de bunları bir kenara bırakmalı ve asıl huzuru, birbirimizin farklılıklarına anlayışla yaklaşarak bulmalıyız çünkü insan anlaşılmak ister. Ve tabii ki, şahsımıza yapılan saygısızlıklardan uzak durmayı unutmamalıyız dostlarım. Şu an yazdıklarım, kendi içsel karmaşamın bir yansıması belki de, fakat daha net düşünmeye başlamamı sağladığı da kesin. Geçmişi değiştirmenin yolu yok ama geleceğe dair alacağımız dersler, aynı hataları tekrarlamamıza engel olabilir.
![]() |
| Hoşça kalın, huzurla ve sevgiyle kalın ❀ |

İyi niyetimizden insanların yaptıkları davranışları çok fazla tolere eder olduk. Bunun farkına varmamız geç olsada zararın neresinden dönersek kârdayız. Kendimize saygımız için…
YanıtlaSilKesinlikle katılıyorum, düşüncenize saygı duymayıp beklentileri farklıysa da sınırlarımızı iyi belirlemek gerekiyor aksi takdirde hoş olmayan davranışlara maruz kalıyoruz ve olur da bir insana ikinci şansı verme ikilemine düşersek o "iyi niyetimize" yenik düşmemek ve rasyonel düşünmek gerekiyor çünkü bir kere yapan sözünden dönüp yine yapıyor. Bu yüzden dediğiniz gibi her ne kadar üzücü de olsa kendimize olan saygımızı kaybetmemek en önemlisi. Düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim 🌸
Sil